| Yilmaz Erdogan,
seçilmis biri. Hepimiz gibi? Ama çogumuzun aksine o, ne için seçildigini
de biliyor: Anlatmak? Simdilik son ?manifestosu? olan ?Bana Bi?seyhler Oluyor?da,
bu kez ?Tanri?yla konusan? raporlu Hilmi Duran?in öyküsü esliginde, orta
sinifin çöküsünü anlatiyor Erdogan. Insanlara?. Hani su duvardaki insanlara?Orada
insanlar var, degil mi? Yok mu?...
Nasil baslamali?
Bilemedim? Tanri bana dedi ki: ?Sen onlara sadece bu röportaj nasil gerçeklesti,
onu anlat. Sonra birak ki, yazida imzasi bulunan naçar kisi, benim sansli
kullarimdan mi degil mi, kendileri karar versinler...?
?Peki?, dedim
Tanri?ya? Anlatiyorum: Üç gün, Yilmaz Erdogan?in etrafinda dolandim. Dere
tepe düz gittim. BKM?nin merakla beklenen yeni oyunu ?Bana Bir Seyhler
Oluyor?un farkli perdelerini, farkli provalarda izledim. (Ekonomik krizin
vurdugu darbe ve yedigi elektrosok neticesinde ?uçan hiçbi'seyh?i canlandiran
Atlan Erkekli?nin karsisinda bir kez daha ceketimin dügmelerini ilikledim.)
Yilmaz Erdogan?i
bir yönetmen, bir aktör, bir takim oyuncusu, bir ?ekipbasi? olarak gözledim.
Asagida okuyacaginiz söylesinin çikmasi adina iki ayri sefer konustuk.
Yaziyi yetistirmek adina zamanla yarisimda kendi rekorumu egale ettim.
Zaman ve mekan zeminimi yitirdim.
Zira, viyadügün
ne altinda ne üstünde konuslanmis, daha ziyade ufukta mevzilenmis gibi
görünen bir boyutta, her halükarda agir isçi mesaisi gerektiren bir seyirde
yasiyor Erdogan; üstelik ?kokkkeyyynn bile kullanmiyo...? Ööööööle uçuyo,
uçuyo, uçuyo...
?Son delim
olsun?
- ?Bana Bir
Seyhler Oluyor? için; ?Orta sinifin viyadügün altina girmesinden sonra
olan bitenin hikayesidir?? diyorsunuz. Ben de; ?Bu kez Tanri?yla konusan
bir delinin öyküsü esliginde? diye tamamlayayim. Vakti büyük nakit anlamina
gelen bir yildizken, bu oyunla hem yazar, hem yönetmen, hem oyuncu olarak
yogun mesai veriyorsunuz. Bu anlamda tiyatro büyük külfet degil mi? Siz
de bi' seyhler mi oluyor?
- Bu iste
para en çok televizyondan kazanilir ve bunca zaman oldu, biz televizyon
yapmiyoruz. Benim için uzun vadeli isler para kazandiran islerden çok
daha önemli dogrusu. Tiyatroyu bu yüzden çok önemsiyorum. Üzerinde cidden
çalistigim, yazarken sancilar çektigim bir is bu; zor bir karisim?. ?Seyhi
uçuran mürididir? sözü üzerinden dönüyor bütün konusmalar. Ben ona bir
sey ekliyorum yalniz; ?Müridi uçuran da seyhtir? diyorum. Yani durup dururken
hiç kimse, hiçbir özelligi olmayan birini uçurmuyor. Öyle bedava is yok.
Dogrudur, yine bir deli? Deli anlata anlata galiba delirecegim, ama spesifik
olarak son delim olsun istiyorum bu. Seviyorum delileri?.
- Suç ve
ceza kavramini tartismaya açabilmek adina da, Kral?in soytarisi hesabina
da iyi aparat deliler...
- Öyle, yazarlik
açisindan özgür karakterler yaratma imkani veriyor. Aslina bakarsan su
toplumsal düzende, normal olan birisi benim gözümde deli. Akillilari da
yazmaya deger bulmuyorum zaten; beni hiç heyecanlandirmiyorlar. Dümdüz,
her gün ayni 250 cümle ile bir önceki günü bastan yasayan insanlar?Aslinda,
benim bu oyunda topluma getirdigim belki de en ciddi elestirilerden biri
bu: Herkes sadece duymak istedigi seyi duyuyor ve bütün geri kalan seylere
sagir? Bu kurguyu degistirdigi için Hilmi?nin hikayesini anlatmaya deger
buldum. Tanri?yla konusan bir adamin hikayesi bu; öyle özetlenebilir?
Birkaç türlü okunabilen bir metin? Tanri, seytan ve insan arasinda geçen
bir öykü; tipki hayat gibi?.
- Borsanin çöküsü, majör depresyon gibi, son derece dünyevi olaylar zincirine
bagli gelisen?
- Isminden
gayri dini bir oyun oldugu anlasilmasin. Dini tartisan bir oyun degil.
Tanri?yla iliskilerimizi yeniden gözden geçirmekten öte bir kaygim yok.
Ama acaba gerçekten Haci Bektas-i Veli?den söz ederken o arkadaki neyi
çalmasak, bu adam ne dedi de gerçekten bir veli mertebesine eristi; Mevlana
ne dedi, bir daha anlayabilsek, dinleyebilsek?.. Bu toplumun aslinda baska
seslere ihtiyaci yok. Mevlana dedigin mesele, öyle inanç dünyasiyla sinirlanacak
sey degil. Yunus Emre öyle bir sey degil. Bunu o kadar kötü dramalarla
ve sunuslarla anlattilar ki hep, Yunus Emre TRT?nin kendisiyle ilgili
bir dizisini seyretse kahrolurdu. Bu aydin insanlari, ermis deyip kapisina
çaput baglamaya çalisacagimiza bir anlamaya çalissak?... ?Eline, beline,
diline hakim ol kardesim? diyor; bu kadar basit. Ama onu hat sanatiyla
yazdigin zaman, okuyana bir sey ifade etmez hale geliyor. Onu hat sanatiyla
yazip duvarina asiyorsun, sonra ne eline, ne diline, ne beline hakim oluyorsun;
hatta bu lafla bir de gösteris yapiyorsun.
- Hilmi?nin
replikleri, tiradlari, Tanri?nin kulagina fisildadiklari, ayni zamanda
sizin hayattan ögrendikleriniz, sizin kulaginiza üflenenler öyle degil
mi? Hilmi konusmaya basladiginda bir bilgelik pinari seklinde akiyor resmen;
fazlasiyla konsantre metinler? Tanri?yla muhabettiniz iyi olmali?
- Hissiyatim
ve amacim odur ki, hiç komik olmayan sözlerle güldürmeye, çok komik sözlerle
üzmeye çalisiyorum. Zaten genellikle seyircinin sinirini bozan bir adamim
ben? Ama her oyunda degisik kavramlar ya da sözler pesinde de degilim.
Söyleyis tarzim farkli olsa da benzer temalar etrafinda dolaniyorum. Garip
bir biçimde orta sinifa kitlenmis bir yazarim. En iyi tanidigim, yazmayi
en sevdigim, bir ülke için en önemli saydigim orta sinif üzerine en kapsamli
metnimdir bu. ?Konsantre? dedigin, hani ?malzemeyi bol koymussun? manasindaysa,
valla acimadik.
- ?Biz orayi
yurt edindikten sonra? diyor Hilmi, ?bir viyadük koydular bizim gökyüzü
bildigimiz yerine mahallenin; gökyüzümüzden arabalar geçmeye basladi.?
Siz ne kadar bundan kaçinsaniz da, siyasi bir kisilik olarak taniniyorsunuz.
Bu söyleminiz etrafinda yine bir polemik döner mi dersiniz?
- Söyle bir
sey var: Bana her sene bir defa bakiyorlar, acaba ne kadar solcu diye?Ben
tabii slogan denen sözcüge ve o sözcügün yankilarina inanmaktan vazgeçeli
en az 20 yil oldugu için, kendimi hep ayni sekilde anlatiyorum: Ben ?izm?lerin
insanin düsünsel mekanizmasini bozdugu düsüncesindeyim. Hepsiyle ilgileniyorum,
bilmek zorundayim, ayri?Yine de; ?Bana bir tek sey söyle? desen, ben ?YILMAZIST?
olarak devam ediyorum hayatima. Bizde habire tribünler arasi bir çatisma
var: Bizden mi, degil mi? Ben sizdenim. Bu soruyu soran her kimse, ben
ondanim; hiç kafasini yormasin?Bana hep sunu söylerler: ?Sen simdi zengin
oldun, artik sokaktan beslenemiyorsundur.? Beslenmeyi yanlis algilamakla
ilgili bu soru? O is, gidip bir adamin gözlerinin içine böööyle bakmakla
olmaz; ben fakirken de böyle degildim zaten? Simdi; ?Istanbul?da orta
sinif nerede?? diye baktigin zaman, viyadügün altinda oldugunu görebiliyorsan,
sen zaten sokagi biliyorsun demektir. Ben sana söyleyeyim: Orta sinif,
viyadügün altinda, benim tezim budur?. Ama su detaylari da koyalim: Viyadügün
altindaki her insan ayni mi degil; herkes hakli mi, namuslu mu, degil...
- Bu kadar
geveze bir toplumdan niye bu kadar az diyalog yazari çikar?
- Çünkü duymuyorlar;
kimse karsisindakini dinlemiyor?Dogal diyalog denilen sey, saçmasapan
bos konusmalari ekrana tasimak degil ki?Televizyon dizilerinde dogru düzgün
diyalog bulamiyorsun; sinemada, hele tiyatroda hepten zor: Kalici olacak,
onu çikarinca metin göçecek? Her cümlenin adi repliktir tiyatroda, neden?
Neden Kutsal Kitap?daki cümleye, cümle denmez de ayet denirse; ondan?O
kadar önemlidir, vazgeçilmezdir çünkü.
- ?Herkes
bir sey için seçilmistir ama insanlarin çogu ne için seçilmis oldugunu
bilmeden tamamlar ömrünü? diyor Hilmi?Siz de herhalde, Hilmi gibi ?anlatmak
için? seçildiniz, öyle mi?
-Tabii, yoksa
baska türlü tarif etmek için sunlara gitmemiz gerekir: (Dalga geçerek)
Çok yetenekliyim çünkü?
- Peki Hilmi?ye
en sik sorulan soruyu sorayim. Anlatiyorsunuz da, kime? Insanlara, tamam
da, hangi insanlar?
- (Hilmi?nin
repligiyle) Ne biliim ben?.. Valla ben onlari seçmiyorum, onlar beni seçiyorlar.
Bu hataya düsen pek çok meslektasimiz olmustur, kendi seyircisini seçtigini
düsünen?Eskiden önümüze koyarlardi ?HEDEF KITLE? diye?Yazacaksin: ?14-20
yas arasi gençler, menapozlu kadinlar?? Ben onlarin hepsine hayatim boyunca,
?Herkes? diye yazdim, çünkü herkese anlatiyorum ben...
- Bu sefer
sizin duvarda hakikaten insanlar var ama: Seyirci? Oyunda yer alan o ?duvardaki
insanlar? neredeyse interaktif bir efekt katiyor.
- Bu oyunda
seyircinin rolü var. Bu oyun birkaç tane tiyatro ekolünün karisimidir
aslinda. Ama izleyiciyi güldürebildigim için bu oyunlari yapabildigimi
de biliyorum? Ben mizahima derinlik katmaya çalistikça, ?Komik degil artik
o ya, mesaj veriyor!? diyenler çikmaya basladi da? Ulan nasil yani? Adam
dogmus büyümüs komik de, simdi mi bi sey düstü basina? Hem su mesaj lafindan
ne zaman kurtulacagiz? Ben buraya insanlari; ?Yere tükürmeyin? demek için
toplamiyorum. |