Aylar oldu kalemimle kağıdım bir biriyle buluşmuyor. Zaman eksikliğinden değilde kalp ezikliğinden olsa gerek bu dargınlık. Yürek kimi zaman yoğun duygular içinde sıkışıp eziliyormus… huzur alabilecek kadar umut kalmazmış insanin ceplerinde, bazen bozuk para gibi kolayca harcanıyormus yıllar…
Sende yüz çevirmişken duygularına ve akla zarar cümleler çıkmışken dudaklarından yüreğime açtığın dipsiz kuyulara düşüyorum!
Tutunacak bir çift göz bile bırakmadın ardında; oysa karanlıktan korktuğumu bilirdin, kapatmamalıydın gözlerini ben o kuyulara düşerken.
Hadi son bir gayret, dokunduysa yüreğim yüreğine bir kez daha sevdiğini söyle bana! Ama ne olur kısa kes! Cünküsü olmasın.
Biliyorsun yazıldığı gibi kısa sürmez aşk, bir ömür yüreğiminsin…
Varsın hayaller çekip gitsin umutlar elbet bir gün düşer yollarıma! Bak gözlerime, görebiliyormusun? Orada senden kalma bir şeyler var.. görenler aşk izleri diyo ve yazdığım satırların arasında gizlediğim söylenmemiş sözlerim var…
Birde o yokluğunu çekmek varya, bilemezsin. Yalnızlığım yine düşmüş peşine varlığını yanımdan kovalıyor ve ben bir kez daha derin ağrılar içinde kıvranıyorum.
Sen istiyorsan yine her zamanki yaptığını yap! Içimde çıkarttığın bu savaştan ufak tefek sıyrıklarla kurtar kendini. Hadi durma s΄΄avun΄΄! Savunki geride bıraktığın umutlarım kan kaybından yaşamını yitirsin.. ama olurda bi gece uyutmazsa seni gözlerimin kahvesi yüreğine benden söz et, sarıl hüzünlerine ve anılarını koynunda sakla… bana dair sende kalanlarıda yarına erteleme; yarına zaman var. biliyorsunki ‘zamanın gecmediği diyarlar var’. Yarın belki hiç gelmez!
Ne güzel demiş şair: Dünde bugünün yarını değilmidi diye? Öyleyse eğer, yarına bıraktıklarını bugün yap. Hele bugün…
Yastığının altına sakladığın hayallerini elline al, sende biliyorsun işte uyutmuyorlar seni her gece. Ve aklının bi kenarına altın harflerle kazı adımı; bir ben daha olmayacak hayatında, sen gibide hiç birşey eksik kalmayacak ömrümde!
Bir bilsen daha söyleyecek kaç sızım var sana.. bir bilsen kaç ömür eksilttim uğruna ve kanarken yüreğim acımı dindirecek bir sen hiç olmadı yanımda.
Herşeye ulaşabilirdimde sana varmak hiç bu kadar imkansız olmamıştı. Yüreğin bir mayın tarlası gibiydi, içine duşsem kim bilir kaç parçaya bölecektin beni!!
Aşkımı bağışla. Ilk adımdan sonra bir adım daha ileriye gidemedi, gidemezdi.. ayrılıklar yollumdan hiç çekilmedi önümde hüzünler var…
Herşeye rağmen seviyorum ya seni ve bitmesin diye yalvarırken çekip gidebilecek kadar iki yüzlü olabiliyorum ya zaman zaman… ask vakitsiz saatlerde çalıyo kapımı işte, ben gitmeye yeminler etmişken öyle bir çıkıp duruyor ki karşimda yüzüne baktığım anda yollarımı kapatıp yüreğime kalmak için prangalar takıyor!
Ve kalmaya niyet etmişken öyle bir çıkıp gidiyorki.. beni yalnızlığa mahkum ediyor eriyor yüreğim.
Geride bana ait birşey bırakmıyor.. beni bırakta en cok ‘seni’ götürüyor benden. Bağırıyorum duymuyor, ağlıyorum görmüyor. Içim paramparça oluyor yüzümde hep o tebessüm. Ardından bağıra çağıra sesleniyorum: ‘Bugün seni dünden daha çok ve yarın bugünden çok sevcem’ diyorum, o gidiyor! Ben döneceksin diyorum… duymuyor!
Düşüyorum sonunda, düşlerim üşüyor, nefesim kesiliyor… aşk söke söke alıyor seni hayatımdan almasına ama yüreğimde dokunduğun yerlerin izlerini silemiyor…
Belki seninle yollarımız ayrı ve uzak, belki arada engeller var, belki ömrüm hiç değmedi ömrüne ama kalbinden kalbime güçlü bir bağ var hiç kopmayan!!
Hayat aldıklarıylada verdikleriylede çok şeyler çogaltıp çok şeyler eksiltiyor insanda. Bir yanım dolup taşarken diğer yanım hep yarım kalıyor ve o yanım nedense hep aşka denk geliyor, yada aşk yarım kalmayı ve yarım bırakmayı çok seviyor… aşkın ellerinden öperim; bana verdikleri başım gözüm üstüne ve benden aldıklarınada büyük bir eyvallah…
Sevgililer gününüz kutlu ve kandiliniz mübarek olsun…
Sevgiyle kalın,
Nick.al
--------------------
