Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Batı Trakya’nın Evros (Meriç) ili Büyük Derbent köyünde Ramazan Bayramları büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Geleneksel bayram kutlamalarından olan Ramazan davulcularının kapı kapı gezerek maniler eşliğinde bahşiş toplama adeti köyün gençleri tarafından günümüzde de sürdürülmektedir. Köy gençlerinin atalarından miras aldıkları bu geleneğe sahip çıkarak aksatmadan sürdürmeleri, gençlerin adet ve geleneklere ne kadar bağlı olduklarını göstermesi açısından çok önemli.

 

 

Dedelerimizin anlattığına göre davulcuların maniler eşliğinde aileleri ziyaret ederek bayramlaşma geleneği asırlardır yaşatılıyor. Son yıllarda gençlerin bu adete daha fazla sahip çıkmaları gelecekte  yaşatılacağının da bir göstergesi.

Ramazan’da köylüyü sahura kimlerin kaldıracağı günler öncesinden konuşulmaya başlayan en önemli gündem maddelerinden biri olur.

Gençler Ramazan’a 3-4 gün kala bir araya gelerek kimin davulcu olacağı konusunda anlaşarak son kararı verirler. Gençlerden müsait olanlar adaylığını koyar. Adaylar cami mütevelli heyetine bildirilir.

Mütevelli heyeti tarafından uygun görülen iki kişi, Ramazan boyunca köylüyü sahura kaldıracak davulcular olarak belirlenir. Ramazan’ın ilk teravih namazı sonrası cami odasına geçilir.Burada köyün imamı başta olmak üzere diğer köy sakinlerine davulcular açıklanır. Görevlendirilen davulcular Ramazan ayı boyunca köy halkını sahura kaldırır. Gençler, köy halkını vaktinde sahura kaldırabilmek için davul çalmağa imsak vaktinden 2 saat kadar önce başlar. Her aile ziyaret edilir. Davulcular ziyaret ettikleri evlerde ışık yanana kadar davul çalmaya devam ederler. Yanan ışık ailenin uyandığı anlamına gelir. Bu Ramazan ayı boyunca devam eder.

Ramazan ayı boyunca kar, çamur, yağmur demeden görevlerini yapan davulcuları Ramazan’ın son akşamı ayrı bir heyacan sarar. Gençler yine camii odasında toplanır ve bayram hazırlıklarına başlar. Bayramın birinci günü davulcularla birlikte  aileleri ziyaret edecek iki kişi belirlenir. Bunlardan biri ağaç değneğin iki ucuna asılan bakır kovalara verilen tatlı ve baklavaları toplamakla görevlendirilir. Diğeri ise yörenin geleneksel elişi olan ve keçi kılından yapılan desenli “torba”larla bahşişleri toplamakla görevlendirilen kişidir.

Bayram namazı kılındıktan sonra davulcular tarafından ailelerin saat kaçta ziyaret edilmeye başlanacağı duyurulur. Özellikle de ilkokul çağındaki çocuklar haberdar edilir. Genellikle saat 10:00’da aileler ziyaret edilmeye başlanır. Belirlenen zaman yaklaştığında davulcular  hazırlanmak için camiye hareket eder.

Çok eskilerden kalma ve Osmanlı kıyafetleri geleneğini yansıtan  elbiseler giyilir ve renğarenk süslenen davullar sırtlanır. İlkokul çağındaki çocuklar da davulculara eşlik ederek büyüklerin ellerini öpmek ve bayram şekeri toplamak için hareket edilir. Davul sesleri ve bayram manileri eşliğinde bütün köy evleri teker teker gezilir. Yaşlıların ve büyüklerin elleri öpülür, çocuklara şeker, davulculara ise başta baklava olmak üzere değişik tatlılar ikram edilir. Aileler bir ay boyunca kendilerini sahura kaldıran davulculara para ve kıyafet hediyesi verir.

Bütün aileler yaklaşık 4 saatte ziyaret edildikten sonra davulcular bir hayli yorgun düşer. Ama bu yorgunluk tatlı bir yorgunluktur. Daha sonra kıyafetlerini degişmek için yine caminin yolu tutulur.

Davulculara verilecek para ödülü için önceden hiç bir anlaşma yapılmaz. Bayram günü toplanılan bahşişlerin küçük bir kısmı cami bütçesine bağışlanır. Geri kalanı ise davulcular arasında paylaşılır.

Bu gelenek Batı Trakya’nın sadece Büyük Derbent köyünde hâlâ çok güzel bir şekilde sürdürülmektedir. Dileriz  yeni nesil gençler de atalarımızdan miras kalan bu geleneği aynı coşkuyla yaşatmaya devam ederler.

 

Ziyaret edilen ailelere davulcular şu manileri okurlar.

İşte geldiık kapınıza

Selam verdik hepinize

Selamımı almazsanız

Darılırız hepinize.

 

Davulumu aldım elime

Ben giderim efendime

Efendimin adı molla

Çantanın dibini kolla.

 

Bayramınız kutlu olsun

Yürekleriniz sevinçle dolsun

Bir sene sonra

Allah yine bizi kavuştursun.

 

Kara kedi duvardan atlar

Sıçanın ödü patlar

Baklavanın balı akar

Bir tarafı davulculara bakar.

 

İzden olur bezden olur

Bir incecik gözden olur

İşlemesi sizden olur

İstemesi bizden olur.

 

İşte geldim adım adım

Sade gümüştür saadım

Verin ağlar bahşişimi

Bahşişimi almaktır muradım.

 

Sıçan gelir takur tukur

Ben sandım mevlit okur

O kâfir sıçan hafuz olmuş

İnce sesle mevlit okur.

 

AZİZ ŞERİF.

 

 

Rastgele Makale

Bütün hayatımız boyunca kendimizi hayatın her alanında eğitip dururuz okullarda veya toplumsal bir çok alanda ama en yararlıve düzgün eğitimi okullarda alırız. Kendimize, çevremize ve topluma yararlıbirer ferd olma serüveni ana okuldan başlayıp üniversiteye kadar devam eder. En sonunda ise eğitimli ve kültürlü olduğumuza dair diplomalarla resmileştirilir.

Devamını oku...