Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Tarihin kaydettiği en büyük yanılgılardan birisi “Artık yeni hiçbir şey yok. Keşfedilebilecek her şey keşfedildi.”( 1899) sözü ile Amerikan Patent Dairesi Başkanı Charles H. Duell’e aittir. Yanılgının kanıtı olarak, insanlık tarihi en büyük atılımları bu sözden sonraki yaşanan yüzyıl içinde kaydetmiştir. Yine de bütün bu keşiflere rağmen insanlık, kâinattaki bütün ilimlerin %1’ini bile bulmuş olmayabilir. Sonsuz ilim sahibi yalnız Allahu tealadır. Bu sonsuz ilim karşısında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz gerçeği ile yüzleşmemiz gerekir.

 

Birine nasihat verildiği zaman, yardımcı olunmaya çalışıldığı zaman “Ben biliyorum. Sen kendine bak”, “Bunu senden mi öğreneceğim” gibi tepkiler oluştuğunu hepimiz görmüştür. Bu tepki “Ben biliyorum” burun dikliğidir. Bu burun dikliği ile birçok insan başarısız olmuş ve felakete sürüklenmiştir. Evrende sonsuz bir ilim olduğunu, bilmediği birçok şeyin var olduğunu düşünmeden neden “Ben biliyorum” diyebilir ki insan?

Sonsuz büyüklükte bir düzlem yahut kâğıt parçası düşünelim. Bu düzlem kâinattaki sonsuz ilmi temsil etsin. Bu büyüklüğü bilinmeyen ilmin yanında hemen hemen hiç bilgisi olmayan bir insanın ilmini nokta kadar hayal edelim. Biraz bilgili bir insanın ise ilmini yarıçapı 5 cm olan bir daire olarak varsayalım. Bunların yanında daha bilgili bir insanın ilmini 10 cm yarıçapa sahip bir daire olarak kabul edelim. Nokta kadar bilgisi olan insan bilginin sonsuz olduğunu kavrayamadığı için çok bildiğini düşünür ve “Ben biliyorum” der. Biraz bilgisi olan kişi ise öğrenmenin farkına varıp, öğrenilecek şeyler olduğunu görebildiği için “Ben az biliyorum” diyecektir. Bilgili kimse ise öğrendikçe, kavradıkça sonsuz ilmin yanında hiç bilgisi olmadığını, daha birçok öğrenilecek şeyin olduğunu görebildiği için “Ben bilmiyorum” demeye başlar. Noktadan itibaren daire büyüdükçe yani ilim arttıkça sonsuz ilim ile olan temas, sınır büyüdüğü için ilimin sonsuz olduğu kavranabiliyor.

İnsanlık tarihinden bu zamana kadar ilerlememizi engelleyen şey “Ben biliyorum” burun dikliği olmuştur. “Ben biliyorum” diyen insanın öğrenebileceği bir şeyi yoktur demektir ki bu gelişmenin önünü kesen set gibidir. “Ben biliyorum” barajını geçenler ilerleyebilen insanlardır. “Ben biliyorum” diyenler ise nokta kadar bilgiye sahip olan kara cahilden başka bir şey değildir. “Ben bilmiyorum” demek ise öğrenmemin yolunu açar ve gelişmeyi sağlar. Yaşasın “Ben bilmiyorum, öğrenmeliyim” demek. 

 

Gaffar Karabuğa 

Rastgele Makale

Dinler, diller, tenler  ve yerler. Yaşadığımız bu dünya gezegeni  üstünde insan denilen  mahlukatın tabii olduğu bazı özelliklerdir.

İnsan bu dünya üzerinde bazı sınırlar içerisinde doğar ve filan kişi oralıdır denmeye başlar. Beyaz, siyah, kızıl  yada sarı bir deriye sahip olarak gelir bu dünyaya. Yaşadığı toplumda ailesinden  ve çevresinden orada konuşulan dili öğrenmeye başlar  ve onun devamında ona o toplumun  inancı aşılanır. Bu özellikler, ona küçük yaşında, neyin yanlış neyin doğru olduğunu ayırtedememesinden dolayı  kendisine sorulmadan, onun  tercihine  ve seçimine önem verilmeden , ona sunulan ve verilen değerlerdir. Yaş ilerledikçe doğal olarak bazı olayları sorgulamaya başlar, bu sorgulamanın devamında kendisini araştırmaya verir.

 

Devamını oku...