Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Hayat, kundak ve kefen arasında geçen bir rüyadır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulduğu üzere;

İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.Ölmeden önce uyanmak gerekir. İş işten geçtikten sonra uyanmak faydasızdır.

Azrail aleyhisselamla kardeş gibi görüşen Yakub aleyhisselam dedi ki:

 

- Senden bir ricada bulunacağım. Ecelim yaklaşınca bana önceden haber ver!

- Sana iki-üç haberci gönderirim.

Bir müddet sonra Azrail aleyhisselam yine gelir. Yakub aleyhisselam sual eder:

- Ziyaretime mi geldin?

- Hayır, canını almaya geldim.

- Nasıl olur, hani bana iki-üç haberci gönderecektin?

- Sana üç haberci gelmedi mi? Saçların siyahken ağarmadı mı? Vücudun kuvvetli iken zayıflamadı mı? Dimdik dururken şimdi belin bükülmedi mi?

Haberci istiyorsak çoktur. Her gün çeşitli sebeplerle ölenlere veya mezarlara bakmak kâfidir. Muhakkak olacak şeyi oldu bilmek gerekir! Ölüm muhakkaktır. Azrail aleyhisselam geldiği zaman, hazırım diyebilmelidir.

Şakik-i Belhihazretleri buyuruyor ki:

(İnsanlar üç şey söylerler. Fiilleriyle ona muhalefet ederler.

1- Biz kuluz derler, fakat şef gibi yaşarlar.

2- Allah bizim rızkımıza kefildir derler. Fakat kalblerini rızık kazanmakla meşgul ederler.

3- Elbet biz de öleceğiz derler. Fakat hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya sarılırlar.

***

Doğduğu günden itibaren “Oğlum büyük adam olacak” sözleri fısıldanır kulaklara. Hedef bellidir;

“Büyük adam olmak!”.

Peki nedir bu büyük adam olmak?

Okuyup, doktor, mühendis,avukat,öğretmen gibi meslekler edinmek mi?

Çok zengin olmak mı?

Fiziksel  büyüklük mü?

Bu seçenekler size bardağın hangi tarafı gösterilmişse ona göre şekillenir.

Bardak boş mu? Tamamen dolu mu? Bir damla da olsa su var mı?

bardakta bir damla olsa da; her şeyin olumlu yönlerini öğreten büyüklerim, büyük adam olmayı ortaokul sıralarında şöyle anlattı:

- Bak oğlum, sana meşhur bir vali hikayesi anlatayım.

- Tabi, buyur baba.

- Zamanın birinde, hiç anlaşamayan bir baba-oğul varmış. Babası oğluna ne kadar nasihat etse fayda etmez, bir kulağından girer diğerinden çıkarmış bu haylaz oğlanın.

Babası oğluna sürekli;

Oğlum senden adam olmaz der dururmuş.

Gel zaman git zaman, nasıl olmuşsa bizim bu haylaz oğlan büyük bir vilayete vali olmuş.

- Eee baba,  ya sonra ne olmuş? Merak ettim şimdi.

- Anlatayım oğul. Makamında oturan bizim meşhur vali bey, bir gün makam aracını gönderip, babasını valiliğe getirmelerini istemiş.

Bir zaman sonra, baba-oğul valilik makamında buluşmuş ve sohbete başlamışlar. Bir ara laf büyük adam olmaya gelmiş. Bizim haylaz oğul;

Baba hatırlar mısın? Bana sürekli senden adam olmaz derdin. Gördüğün gibi koskoca vali oldum demiş.

Ve babasının ibretli cevabı şöyle olmuş:

Bak oğlum, evet dediklerin doğru. Senden adam olmaz derdim. Ve demeye devam edeceğim sanırım. Beni haksız çıkarmadın. Nasıl mı? Ben sana vali olamazsın demedim; adam olamazsın dedim. Eğer adam olmuş olsaydın; beni makamına, ayağına getirtmek yerine sen gelir beni ziyaret ederdin. İşte bu yüzden;

Senden adam olmaz oğul!

 

Hak aşığı Yunus Emre’de şöyle der :

Ehli diller arasında aradım, kıldım talep.

Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep.

 

 

İbrahim Ali (Bursa)

Rastgele Makale

Bütün hayatımız boyunca kendimizi hayatın her alanında eğitip dururuz okullarda veya toplumsal bir çok alanda ama en yararlıve düzgün eğitimi okullarda alırız. Kendimize, çevremize ve topluma yararlıbirer ferd olma serüveni ana okuldan başlayıp üniversiteye kadar devam eder. En sonunda ise eğitimli ve kültürlü olduğumuza dair diplomalarla resmileştirilir.

Devamını oku...