Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Kabul etmek gerekiyor ki biz yeni nesil gençliği hiç eskilere benzemiyoruz. Kılık kıyafet derken konuşmalarımız hatta hayata bakış açımız bile değişmiş. Eski değerlere, geleneklere, sanata, kültüre karşı neredeyse tamamen yabancılaşmışız. Bu saydıklarıma önem vermek ilgi göstermek bir kenara dursun. Neredeyse bazılarının anlamlarını bile unutmuşuzdur.

Hayata karşı dimdik durarak değerlerimize sahip çıkarak şükretmek varken. Kolay olan yolu tercih edip daha işin başında pes ediyoruz… Çünkü bizler artik teknolojinin çocuklarıyız yada teknolojinin köleleri demek belki de daha doğru olur. Neredeyse bütün ihtiyaçlarımızı ve hobilerimizi sanal alemde, televizyonlarda, kameralı cep telefonlarında arıyoruz ve gidermeye calışıyoruz. Evet evet kabul etmek gerekiyor hepimiz facebook çocuklarıyız. Bir tıkla ayrılabilen ve bir tıkla barışabilen bir nesiliz. Herşeyin değerini bir tık seviyesine indirmeyi başardık diyebiliriz… Ayrıca şunu da eklemeden geçmek istemiyorum. Tabi ki de internetin ve diğer araç gereçlerin hayatımıza katkılarını saymakla bitiremeyiz. Fakat onları doğru ve sağlıklı bir şekilde kullandıgımızda faydalarını görebiliriz.

Dergimizin bu sayısında asırlar oncesine dayanan Ebru ve Hat sanatı hakkında internetten derlediğim bazı bilgileri paylaşmak istiyorum. Boş zamanı olanlar için hem eğlenceli hem huzur veren ideal sanatlardır. Sadece yetenekli olmamız yetmiyebilir. Birazda hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan sanatlardır denemekten çekinmemeliyiz. 

EBRU NEDİR?
Yoğunlaştırılmış su üzerine toprak ve toz boyalarla resim yapma sanatıdır. En eski süsleme sanatlarımızdandır. 

İçinizdeki fırtınaların, sevinçlerin, aşkların suya yansımasıdır ebru...Su ve siz...Büyük bir aşkla atılan her boya damlası sizin gülümsemeniz yada gözyaşınızdır...

Bütün Osmanlı sanatlarında olduğu gibi usta-çırak usulü ile öğrenilen ve sanatçının iradesi dışında birçok değişkenden etkilenen bir sanattır.

Ebru; renklerin suyla dansının yarattığı bir ahenktir aslında. Bazı kaynaklar ebrunun, yüz suyu anlamına gelen “ab-ı ru” sözcüğünden, bazı kaynaklar ise Orta Asya dillerinden Çağatayca’da hareli görünüm, damarlı kumaş ya da kağıt anlamına gelen “ebre”den geldiğini söylese de en yaygın kanı, kelimenin kökeninin Farsça; bulutumsu, bulut gibi anlamına gelen “ebri” den gelmekte olduğudur. Her ne şekilde isimlendirilse isimlendirilsin insanlara da isim olan ebru, gizemli bir ahenk taşıyor. Zorlu ve emek isteyen bir sanat olan ebru, geri dönüşü olmayan, tekrarı olmayan, çok değişkenli bir sanattır. Birçok eski eserde süsleme amacıyla kullanılan ebru, geleneksel el sanatlarımızdan olmasına rağmen yakın zamana kadar unutulma tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Dünya çapında çeşitli milletler tarafından sahiplenmeye başlanmış, bazı ülkelerde ebru yapımı sırasında kullanılan malzemeleri üreten firmalar boy göstermişti.

Ebru türleri 
Battal Ebru, Gelgit Ebru, Şal Ebru, Somaki Ebru, Taraklı Ebru, Bülbül Yuvası, Çiçekli Ebru, Hafif Ebru, Koltuk Ebrusu, Neftli Ebru, Kumlu Ebru , Akkase Ebru, Hatip Ebru.

Ebru malzemeleri
1-) Su 2-) Toprak boya 3-) Öd 4-) Kitre yada deniz kadayıfı 5-) At kılı 6-) Gul dalı 7-)Tekne 8-) Ebru yapılması için özel karton

HAT SANATI NEDIR?
Hat sanatı, Arap harfleri çevresinde oluşmuş güzel yazı sanatıdır. Bu sanat Arap harflerinin 6. yüzyıl ve 10. yüzyıl arasında geçirdiği bir gelişme döneminden sonra ortaya çıkmıştır. Hat, Arapça çizgi demektir.  Hat sanatıyla uğraşan kişiye “güzel yazı yazan sanatçı” anlamına gelen “hattat” adı verilir. Hattatlar yüzyıllar boyu usta-çırak ilişkisi içinde yetişmişlerdir.

Hat türleri
Hat sanatının doğduğu dönemde ortaya çıkan altı tür yazı vardır. Bunlara sitte denir. Kufi, Tevki, Sülüs, Reyhani, Nesih, Rika. Bunlardan bir kısmı köşeli bir kısmı yuvarlak hatlardır. Kûfi, köşelidir. Nesih, sülüs, rik'a,tevkii, tomar, muhakkak, gubari ise yuvarlak hatlardır. Bölgelere göre hatlar Mağribi (Kayrevani, Endülüsi, Fasi, Mağribi, Sudani), Talik (Talik, nestalik, Divani, Şikeste, Divani Celi), Uzakdoğu (Sini, Cavi)'dur.

Hat araç gereçleri
Hat sanatında da yazının temel aracı kalemdir. Hat sanatında kalem olarak daha çok kamış kullanılırdı. Kamışın ucu yazılacak yazının kalınlığına göre makta denilen sert maddelerden yapılmış altlığın üstünde eğik olarak tutulur ve kalemtıraş olarak adlandırılan özel bir bıçakla yontulurdu. Celi yazılar ise ağaçtan yapılmış kalın uçlu kalemlerle yazılırdı. Çok ince yazılar için madeni uçlar da kullanılmıştır. Hat sanatında kullanılan mürekkep de özel olarak hazırlanırdı. Yağlı isin çeşitli katkı maddeleriyle karıştırılmasıyla elde edilen bu mürekkep akıcı biçimde yazı yazmayı sağlar, yanlış yazma durumunda da kolayca silinirdi. Hat sanatında kullanılan kâğıtlar da özeldi. Mürekkebi emip dağıtmaması, kaleme akıcılık sağlaması için kâğıtlar âhar denilen bir maddeyle saydamlaştırılırdı.

Latin hattı
Latin hattı, 20.Yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile kabul edilen latin harfleri ile İslam kültüründen gelen Hüsn-i Hat’ın (hat sanatının) bir bileşkesidir. Latin hattı temel olarak latin harflerinin hat sanatı estetiğinde yazılmasıdır. Latin hattı özellikle son 20 yılda önemli bir çıkış göstererek bu günkü halini almıştır. Günümüzde latin hattı ile uğraşan 20-30 kişi olduğu sanılmaktadır.

Hat sanatının ulaştığı ileri nokta için bir söz vardır: Kur’an Hicaz’da inmiş, Kahire’de okunmuş, İstanbul’da yazılmıştır. Bu söz cumhuriyet sanatçılarının hat sanatında miras almış olduğu birikimi özetler.

Latin hattı, insanların hat sanatına olan ilgilerinin artması ve hat sanatına gereken ehemmiyetin verilmesi için bir basamak olmuştur.

Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ebru
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hat_sanatı
http://www.bilgievreni.com/index.php?topic=12168.0

 

Emine padallı