Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Bir zamanlar onurlu bir BatıTrakya vardı, vardı diyorum evet çünkü ben bu yaşıma kadar bizim azınlığımızı, bizim toplumumuzu her zaman kendi işinde kendi gücünde görüyordum… Fakat son yıllarda o kadar değiştiki bu gerçek, dışarıdan bakılınca sanki hepimiz bir birimizi yok etmek için programlanmışız birlik ve beraberlik duygumuz adeta yok olmuş gibi bir şey. Unutmayalım ki sadece oy sandığında birlikte olmamız gerekmiyor; birbirimize kenetlenmemiz bence tüm günlük  hayatımızda gerekiyor tüm toplumsal olaylarda gerekiyor.

 Evren değişiyor dünya modernleşiyor bir takımımız  bu durumu oraya bağdaştırabilir. Fakat ben bağdaştırmıyorum eğer ki benim toplumum öz güvenini kaybedecek ise eğer  bizim gençlerimiz yabancı maddelerle boğuşacak ise eğer ki eğlencelerimiz düğünlerimiz fuhuşyuvasına dönüşecek ise eğer ki küçüğe sevgi büyüğe saygı yok denilecek kadar azalmış ise bu modernleşme değildir! Arkadaşlar bir azınlık mensubu yunanlı arkadaşlarının yanında kendi ismini bile söylerken yunan ismi kullanıyorsa, ufacık çocuklar daha onaltısında  yabancı maddeyle tanışıyorsa bu modernleşme değildir  arkadaşlar… Aslında bu yazı hiç birşeyi de değistirmeyebilir ama tabi ki bilirsiniz zararın neresinden dönersek kardır derlerya aynen o mesele. Çok kişinin ağzından da duymuşluğum vardır “her koyun kendi bacağından asılır “diye; evet öyledir -  asılmasına  asılırda o koyun bir iki gün durunca da asıldığı yerde tüm çevresini o dayanılmaz kokusuylada rahatsız etmektedir bu gerçek de unutulmamalıdır bence… Bu duruma nasıl geldik bilmiyorum ama tabi ki bir kaç tahminde de bulunabilirim; belki de bilinç altımızdan kaynaklanıyordur tüm büyüklerimizden duyduğumuz hikayeler hep eziklik içeren hikayeler değil miydi? Savaş zamanı olan olaylar ve ülkemizin  Batı Trakya azınlığına karşı uyguladığı gaddar politika hikayeleri değil miydi? Şimdi peki bunların bir tanesi geçerli mi ? Bence kalıpsal olarak geçerli değil arkadaşlar belki şuan ki durumumuz bizim bu rahatlığımızdan da kaynaklanıyordur… Belki de eski önderlerimiz , politikacılarımız Türk müyüz Yunanlı mıyız bulmacasını çözmekle meşgul iken Batı Trakyamızın bu hale gelebileceği düşünülememiştir  kimbilir… Belki de herşeyin farkındaydılar  ama bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesi  gütmüşlerdir. Peki ya eğitimcilerimizin hiçbir vebali yok mudur bu içerisinde bulunduğumuz kaosla… Herkez elinden  geleni yapmış olsaydı yukarıda yazmış olduğum gerçeklerle yüz yüze kalmamış olurduk… En önemlisi de arkadaşlar günler seneler geçtikçe biz daha da kötüye gidiyoruz bu durum kabul edilemez bence tüm azınlık fertlerine, sivil toplum örgütlerine, eğitim derneklerimize çok işler düşüyor en azından bu kadar olan olmuş bundan sonrası belki de engellenebilir yarınlarımızın bir güvencesi olur… Zaten dibi bulmuşuz ille de fosil de mi olmamız lazım… 

Saygılarımla

 

                                                                                                     İbrahim Ali 

 

Rastgele Makale

6 yaşında ilköğretim ile adım attığımız eğitim dönemi, ortalama 24 yaşlarında mezun olan bir üniversite öğrencisnin, hayatının en önemli, en saf, en parlak ve en güzel yıllarıdır. Her insan ömrünün sonuna dek bu dönem içerisinde ekmiş olduğunu biçer. Kuracağı aile, çocuklarını yetistirme bilinci, sosyal yonu, maddi durumu, özellikle toplumuna verebilecekleri ve hayata bakış açısı, eğitim dönemi içerisinde kazandıkları sonucu kişide oluşur.

Devamını oku...