Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Üniversitede girdiğim ilk ders.Ben ürkek bir halde, soğuk , yabancılarla dolu bir yerdeyim, karşımızda  tebeşirli tahtaya yazı yazmaya çalışan dilini bilmediğim bir adam . Bu adam hoca olsa gerek ,çünkü yaşça diğer yabancılardan büyük görünüyor.Ders çıkışı aklımda tek bir kelime kalmış “velocity” onunda hız olduğunu yanımdaki yabancıya sormuştum.

Zaten bir gece önce zor uyumuştum .Yurt diye biryerde kalmıştım –aslında artık orada yaşayacaktım- yurtlara alışıktım ama burası başkaydı. Oradaki herkes yabancı ve benden yaşca  büyüktü, tanımadığım milletlerden insanlar vardı ve gerçekten ne konuştuklarını anlıyamamıştım. Birleşmiş milletler bu olsa dediğimi hatırlıyorum.

 

O anda o soğuk yerden çıktıktan sonra  kaçmak istedim, yokolmak istedim.Bu okulu bu bölümü ben istememişmiydim, heyhat bu bir şaka olmalıydı.Nasıl bu kadar farklı olabilirdi ki. Ama öyleydi işte herşey gerçekti, burası bir üniversiteydi ,ben  buraya kendi isteğimle ve ailemin kısıtlı imkanlarıyla gelmiştim.Yurt ,bu soğuk yerler ve bu yabancılar bir bütündü.Ama bu bütünün içerisinde ben neredeydim.Sadece onyedi yaşındaydım ve ürkmüştüm.

Zamanla ürkekliğim geçti  ,soğuk yer artık sınıfımdı ve o yabancılar benim arkadaşlarım olmuştu, artık korkmuyordum.Hayallerim vardı benim ve bu okulu bitirdikten sonra onlara daha da yaklaşacaktım.Ayrıca ailem  bana destek olmak için bir çok fedakarlık yapıyordu ve ben bu okulu bitirirsem onlara karşı olan sorumluluğumu yerine getirmiş olacaktım.Herşey bir bütündü ve işte o zaman bu bütünün bir parçası olduğumu anladım.

Orada neler mi öğrendim ben , çok şey .İlk önce oradaki arkadaşlarımla beraber büyüdüm . Ben büyüdükçe bilgim de artıyordu.Bir yandan mesleğimi öğreniyordum bir yandan da hayatı.Değişik ülkelerden insanlar vardı aramızda Kenya’lı,İran’lı Alman arkadaşlarım oldu.Onlarla beraber yaşamayı öğrendim.Farklı kültürden geliyorlardı bu çok karmaşıktı ama sonunda saygı vardı.Dersler yoğun ve zordu .Bazen dersleri bazen de kendi yaşamımızı kısıtladık .Okul  sadece ders değildi ki.Konserler olurdu final geçelerinden önce bir ikilem ki sormayın .Bazen hem ders çalıştık bazen de konsere gittik. Ama sorduklarında hep ders çalıştık.Derslerden kaldığımızda açıklama yapmak çok zordu, ya sorular kolay değildi yada hoca tersti ve bize takmıştı ama kimse bilmiyordu ki kız arkadaşımızla kavga ettiğimizi.Orada öğrendim sosyal projeleri ve Kar Gütmeyen Sivil Toplum Kuruluşlarını.Can attım bu projelerin bir parcası olmaya insandım sonuçta kaygısız kalamazdım etrafımda olup bitenlere ben de insanlığa faydalı olmak için elimden geleni yaptım, bizler yarınlardık o büyüklerin söyledikleri.Ve yarınlar bir an önce şimdi olmak için caba sarfettik ve mesleğimizi öğrenmek dışında iş hayatına atıldık.Para güzeldi ama “diploman yoksa şu caycıdan farkın yok” diyordu patron.Derslerden uzak kalmıştık toparlanalım derken zaman ne cabuk geçmişti.Bir baktığımda  etrafımdaki kişiler ne kadar da yabancılaşmıştı.Arkadaşlarım mezun olmuştu ve ben yine yalnızdım.Biraz uzun sürsede toparlamıştım okulu .Anne okul bitti dediğimi hatırlıyorum telefonda ,sanıyorum bana inanmamıştı annem ki bir kaç daha tekrar ettim.Orada herşey durdu ,düşündüm acaba ne oldu diye .Şimdi peki şimdi ne olacaktı elimde bir kağıt parcası vardı gerci benim için çok değerliydi  ama ben bununla  ne yapacaktım.Altı yaşında başladığım serüven artık bitmişti .Okul bitti diyordum okul bitti yaşasın.

Okulu bitirip sonraki gün memleketine mutlu bir şekilde dönen her genc gibi bir zamanlar bana ait olan yerlere geldiğimde şimdilerde bana çok yabancı olduklarını farketmiştim.Askerlik bunun tuzu biberi oldu .Bir belirsizlik vardı hayatımda okul bitmişti diploma tamamdı peki ya iş ,evet iş neredeydi. Babamın bir tanıdığı yoktu , siyasetle uzaktan yakından ilişkim olmamıştı ki beni biryerlere yerleştirsinler.Ben sadece idealleri olan ve insanlığa yararlı olan işler yapmak isteyen yeni mezun birisiydim.Eskiden gelecek diye bahsedilen şimdiydim.Ama öyle bir yere gelmiştim ki devlet memuru alımında pozitif ayrımcılık ilkesinin uygulamada olduğu bir yerde bana pozitif tanıdıklık dahi yapacak kimse yoktu.Bu durumda alıp başımı  bana değer veren bir yere gitmeliydim yada eğitimimi meslek etiği çercevesinde burada kullanmalıydım o yüzden o kadar okumamışmıydım.Düşündüm ...düşündüm.

Sizler bu durumda ne yapardınız hiç düşündünüz mü?

Ben, biz, ne mi yaptık.Her ikisinide .Bazılarımız kaldı bazılarımız ise göçtü.Sonuçta ben yalnız değildim ,benimle aynı durumda olan insanlar çoktu.

Yukarıda size bizden bütünden derlediğim beni anlattım.Bakalım şimdi o sizlere neler söyleyecek.

Orada  o okullarda o soğuk sınıflarda o yabancılarla  ve o yurtlarda (belki de evlerde)   olanlar herneredeyseniz oranın tadını çıkarın. Hayat sadece ders değildir  ama aynı zamanda unutmayın ki zamanı geriye döndürebilen bir makina YOK o yüzden zamanınız iyi değerlendirip o diplomayı alın.Öğrenin ki öğretesiniz.Bilgi değerlidir ve emin olun ki onu isteyip alamayanlar çok.Size verilen eğitimi ve meslek etiğini tam olarak alın ve onu özümseyin çünkü onsuz o diploma sadece bir kağıt parcasıdır.Belki üniversite okuyacak da ne olacak, ben onlardan daha fazla para kazanıyorum diyen insanların fısıltılarını duyuyorsunuz.Ama şunu unutmayın üniversitede okumak bir seçimdi ve siz onu seçtiniz . O yüzden eğer isterseniz seçiminize sadık kalın.

Her üniversite seçim yapmış  olan öğrencilerine ilk önce bir meslek kazandırmak ister ,öyle yada böyle.Ama bunun yanında meslek ahlakı olan meslek etiğini de öğretir.Yapılması gerekenler  ve yapılmaması gerekenleri.-Bunları göremezsiniz size doğrudan doğruya  kimse söylemez .Sadece yaşarsınız -.Bununla  her zaman mesleğinizi nasıl daha yukarıya taşıyacağınızı bilirsiniz.Bilginizle ,disiplininizle ,azminizle ama meslek etiği çercevesinde.Sizler bunları doğru  bir bicimde kullandığınız da bu

zaman içerisinde hem sizi hem de mesleğinizi yüceltir.Şuna ayrıca inanmanızı istiyorum insanın mesleği ile ilgili bir konuda birisine yardım ettiğinde duyduğu haz hiçbirşeyle ölçülmüyor.Emin olun bizim insanımız bunu çok iyi biliyor ve size gerekli değeri veriyor. Bizim insanımızın da  en çok buna ihtiyacı var aslında.O zaman daha ne diye bekliyorsunuz?

 

Hüseyin Bayram Hüseyin

 

Rastgele Makale

Çoğumuz geçtiğimiz mayıs ayında İstanbul gezi parkında başlayan ve ülkenin büyük şehirlerine yayılan protestoları yazılı, görsel ve basından takip etmiş, günlerce süren bu protestolardan haberdar olmuşuzdur.

Devamını oku...