Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Bazen herşeyi boşverip inatla gülümsemek en güzeliymiş. Şu an nefes alıp verebiliyorsak, kimseye muhtaç olmadan yerimizden kalkabiliyorsak; bizden zengini yok demektir. Ama çoğu kez, hayatın karşımıza çıkardığı ufak pürüzlere o kadar takılıyoruz ki hayatın gerçek anlamını unutuveriyoruz.

Önümüz de uçsuz bucaksız yollar var, hangisi doğru hangisi yanlış hiç bir zaman bilme gibi bir şansımız yok. Yaşayarak, hayatla mücadele ederek öğreneceğiz bunları. Çok az kişi ben gittiğim yol da hiç zorlanmadım ya da hiç yanlış yapmadım diyebilir. İlla ki bir yerler de pişman oluyor ve keşke denilen o cümleyi kurmaya başlıyoruz. Haklı mıyız yoksa haksız mı; bilemiyorum ama sanırım önümüzü görebilme gibi bir şansımız olsaydı hiç hatasız ve kusursuz bir hayat seçmeyi hepimiz hedeflerdik. Fakat o zaman da hayattan bir zevk alabilir miydik orasıda ayrı bir konu.

Hayal kırıklığına uğradığımızda bizi tekrar ayağa kaldıran hatta sağlam adımlarla ilerlememizi başarabilen tek şey umuttur. Bu sefer herşey daha farklı olacak düşüncesi ve bu hırs; gelmek istediğimiz noktaya gelebilmek için var gücüyle mücadele etmemiz sanırım tüm bu zorlukların tuzu biberi…

Tüm bunları göğüslerken yanımızda bize yol gösteren ve el uzatan birileri varsa şanslı olduğumuzu hiç unutmamalıyız. Özellikle de sıkıldığımızda, sanırım buraya kadarmış deyip vazgectiğimiz nokta da bize gülümseyen birileri varsa… Ufak bir gülümseme işte! Sanki ne gibi bir değişiklik yapabilecekse hayatımızda. Ama hiç te öyle değil tabi ki. Gülümsemek, bir çoğumuzun belki de göremediği bir çok şeyi barındırıyor içinde. Karşında her daim gülümseyen birilerinin olmasıyla, sana yüzünü asan birinin arasındaki fark ve en çokta o farkın sana kattığı anlam çok önemli, bir o kadar da başka.

Bazen bunları göremeyecek kadar kör oluyoruz, yanımızda olan insanların kıymetini - değerini anlamıyor; bize hayat katanların hayatlarını bir an da alt üst edebiliyoruz. Sanırım bu konu da insanoğlunun eline su dökebilecek başka hiç bir canlı yoktur. Halbuki arkanı döndüğünde oralarda birilerinin olduğunu ve sana her daim güven dolu ve gülümseyerek baktıklarını bilmek kadar insana güç veren başka ne olabilir ki?

Keyfimizi kaçıran birileri mutlaka olacak hayatımızda, onlara inat her daim yanımızda olan ve bize koşulsuz şartsız destek çıkan insanların kıymetini bilip onlardan gülümsemeyi hiç esirgemememizi diliyorum. Sanıyorum bizi sevenlere, varlıklarını hep hissettiğimiz kişilere verebileceğimiz en güzel armağan budur. Tadımızı kaçıran insanları da pek umursamamamız gerekiyor. Hayat bu kimse kimseyi sevmek ve anlamak zorunda değil. Ama unutmamamız gereken asıl şey şu ki: “Kimse kimseyi üzme hakkına sahip değil!” Ve biz kendimiz istemedikçe bunu kimse başaramaz.

Boşuna dememişler sevgi paylaştıkça çoğalır diye… Gülümsemekte öyle. Biz hep güler yüzlü olursak, bize yüzünü asabilen çok az kişi kalır etrafımızda. Bu da bizim hayatımız için şüphesiz daha iyi! Moral ile çıkılan yol ile keyifsiz çıkılan yol arasında dağlar kadar fark olduğunu sanırım hepimiz hayatımız boyunca çok gördük.

Bazen olmuyor; verdiğimiz değeri göremiyor üzülüp hayata küsüyoruz, sanki hayatın sonu gelmiş gibi. Hiç te öyle değil aslında, bulunduğumuz yer de kıymetimiz bilinmiyor mu; o zaman geriye kalan tek şey gülümseyerek yola devam etmek. İlla ki bizim için de mutlu bir son durak vardır…

 

Hatice Salih

Rastgele Makale

Πορνεία είναι η συμμετοχή σε σεξουαλικές πράξεις και δραστηριότητες έναντι χρηματικής αμοιβής. Εμπόριο λευκής σαρκός, σύγχρονη δουλεία, μοντέρνοι σκλάβοι.

Κατά το δίκαιο η πορνεία δηλαδή, η "επί χρήμασι" παροχή του σώματος προς συνουσία, εφόσον ασκείται σύμφωνα με την "κείμενη νομοθεσία", δεν αποτελεί αδίκημα. (Συνουσία ή συνεύρεση ονομάζεται η σεξουαλική πράξη μεταξύ ανθρώπων. Πρωταρχικός σκοπός της συνουσίας είναι η αναπαραγωγή για τη συνέχιση του είδους αν και συχνά γίνεται μόνο για την ευχαρίστηση.) Απαιτείται, όμως προηγουμένως άδεια της τοπικής αρμόδιας αρχής (αστυνομικής , λιμενικής, δήμου) για την εγκατάσταση "ιερόδουλης" σε οποιοδήποτε οίκημα και το χαρακτηρισμό αυτού ως "οίκο ανοχής". Ταυτόχρονα, επιβάλλεται η παρακολούθηση της υγείας της ιερόδουλης από γιατρούς του δημοσίου.

Devamını oku...