Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Öncelikle ismim Özhan ve İskeçe Balabanlı köyündenim. Orta okul ve liseyi Muzaffer Salihoğlu okulunda bitirdikten sonra büyüklerin övdüğü, küçüklerin hayali olduğu üniversiteye girmeye hak kazandım. Şu an Patra üniversitesinde İktisat bölümünü okumaya çalışıyorum.

 

Üniversiteye girmek tabi ki başarıdır ama asıl önemli olan nasıl girdiğindir... Lise son senem de herkeste olduğu gibi bende de daha yılın başından beri kafamda acaba üniversiteye girebilecek miyim, hangi bölümü, hangi şehiri seçsem gibi soru işaretleri oluşmaya başladı… Aileden, çevremden, okuldan, tanıdığım herkes bana bölüm, şehir, üniversite tavsiye etmeye başladı...  Biz Batı Trakya`lı olduğumuz içinde seçeneklerimiz çoktu. Dileyen Yunanistan’da dileyen de Türkiye’de okuyabilirdi, o imkanlar zaten her zaman vardı. Bize sunulan seçenekler, imkanlar çoktu fakat bu sefer seçme zorluğu ortaya çıkıyordu. Karar veremediğim için çoğu kişinin yaptığı gibi bende her iki tarafta da şansımı denemek istedim, sonuçta kaybedecek hiç bir şeyim yoktu. Öyle düşünmüştüm ama sonra anladım ki varmış! Ne Türkiye`nin sınavlarına tam konsantre olabildim ne de Yunanistan’ın sınavlarına… Çünkü iki ay içinde tam üç değişik sistemli sınava tabi tutuldum. Türkiye’de ilk önce YÖS* sınavına; sonra Mülakat sistemine katıldım. Bunların arasında da Yunanistan’ın sınavları vardı onu da eklediğimiz zaman  üç oluyor… İki ay içinde hepsine nasıl hazırlanabilirdim ki?... Yılın başından beri hazırlanma gibi bir şansım da yoktu çünkü hangi sınavlara katılacağımız hem belli değildi hem de hangi ülkede okumak istediğimi de bilmiyordum.

 

Geçen seneye kadar Türkiye’de TCS* adında bir sınav vardı. Sonra  arkadaşlarımdan etkilenerek TCS sınavı için dershaneye bile gitmeye başlamıştım. Yani gözlerim yavaş yavaş Türkiye’ye çevrilmişti ve TCS sınavı için hazırlanmaya başlamıştım. Ama ilerleyen zamanlarda TCS sınavı kalktı onun yerine Mülakat sistemi geldi… İlk defa bizde uygulanacak olan bir sistemdi. O yüzden hiç kimse bu sistem ile ilgili bize net bilgi veremiyordu, hep değişiklikler oluyordu. İşte bu yüzden tedirgin olmuştum ve tekrar kararsızlık duygusuna kapılmıştım. TCS sınavı için gittiğim dershane bize mecburen YÖS sınavı hakkında eğitim vermeye başlamıştı ve Mülakat sistemi hakkında bizleri yönlendirmeye çalıştı. Mülakat sistemi belirsiz olduğu için de herkesin yaptığı gibi ben de kendimi garantiye alma amaçlı YÖS sınavına katıldım. Barajı geçmiştim fakat puanım istediğim bölüm için yetersizdi… Yani ilk denemem başarısız olmuştu. Sırada Yunanistan`ın sınavları vardı. Onlara katılacaktım ama yeterince çalışamamıştım çünkü hem süre çok kısaydı hem de kontenjanla girdiğimiz için herkes bana “amaaan Yunanistan’ın sınavların da 2`de yazsan seçtiğin bölümlerden birini kazanırsın merak etme” dedikleri için rehavete kapıldım. Ayrıca zaten tüm sene boyunca çoğu dersleri türkçe görmüşüz, yunancaya çevirip öğrenmek için de süre yetersizdi... Bu arada  Mülakata yaptığım başvurumun incelenmesi sonucunda mülakata davet edilmiştim. Bir süre geçtikten sonra bizi tedirgin eden Mülakat sistemi için zaman gelmişti. Kafamda soru işaretlerimle birlikte Mülakata  girdim, isteklerimi dile getirdim, fikirlerimi aldılar. Fakat oradan da olumsuz cevap almıştım. Bir şeyler yetersiz görülmüştür herhalde ama nedir öğrenemedim. Böylece benim için Türkiye defteri ne yazık ki kapanmış oldu... Elde kaldı dertli ülkemin sınav sonuçları... Sonuçları beklerken biraz tedirgin ve biraz umutluydum. Çünkü üniversiteye girebilmek için son şansımdı.Ve düşük bir puanla şu an okuduğum bölümü kazandım.

 

Böylece Üniversite hayatına merhaba dedim… İlk başlarda serzenişler içerisinde oldum. Keşke orasını kazanmasaydım gibi serzenişler içimde yankılanırdı. Ortama ısındıkça, yeni insanlar tanıdıkça içimdeki serzenişler yavaş yavaş buharlaşıp kayboldu.  O yüzden ilk dönem bulunduğumuz ortama ısınmak çok önemli. Çünkü bu dönemde insanlarla tanışmak çok kolaydır ve sosyal çevremizin büyük ölçüde belirlendiği dönemdir.

 

Ne yazık ki bölümün derslerine bu kadar çabuk ısanamadım. Dersleri hep takip ediyorum ama  ilk başlarda derste anladığım şeyler hiç denilecek kadar azdı. Konuya tam olarak giremiyordum. Hocanın anlattıkları sanki başka dilde anlatıyormuş gibi geliyordu… Oysa etrafımda ki diğer öğrenciler daha ilk günden beri konunun içine girmişti bile. Yüzlerce kişinin içinde ilk defa kendimi başka dünyanın insanı olarak hissettim… O yüzden yazımın başında “İktisat bölümünü okumaya çalısıyorum” dedim…  Anladım ki bu güne kadar gördüğüm eğitim  yetersiz ve bize iyi amaçlı sunulan kontenjan sistemi beni rahatlığa alıştırmış! Şimdi ağabeylerimi (ablalarımı) daha iyi  anlıyorum neden  4 senede değilde 8 senede okulu bitirdiklerini...

 

Sonuç olarak ağabeylerimin (ablalarımın) keşkelerine ortak oldum. Ümit ediyorum ki üniversiteye yeni girecek olan kişiler bu keşkelere ortak olmazlar… Eğitim sürecinde ve katılacağınız sınavlarda şimdiden başarılar dilerim…

 

YÖS*: Yabancı uyruklu Öğrenci Sınavı
TCS*: Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Toplulukları Sınavı 

 

 

Özhan Molla Şakiroğlu

 

Yorumlar   

#1 Duysal 19-04-2016 11:47
Kesinlikle Üniversite'ye yeni kayıt olacaksanız https://neu.edu.tr/ Yakın Doğu Üniversitesi Hakkında bilgi alın. Özellikle Kampüste Eğitim Dışında birçok etkinliği bulunan Kıbrıs'taki en büyük Üniversite

Rastgele Makale

Vasiyetname

Ruh çırpınmakta…

                         Bedeni terk etmenin peşinde

                                                 Hayat bitme telaşında

Devamını oku...