Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Bu yazımızda toplumumuz  tarafından ve hatta dünya genelinde köpek besleme  ve yetiştirme konusunda sıkça yanlış anlaşılan ve yorumlanan beş maddeye aydınlık getirmeye çalışacağız.

1)      Köpeğin midesi ağırınca ot yer: YANLIŞ

“Otlama” meselesi köpeğin gayet tabii bir davranış şeklidir. Daha insanlar tarafından evcilleştirilmeden önce köpeklerin vahşi yaşamlarında temel besi kaynağı avladıkları otobur hayvanlardan olusmaktaydı, yani  yırtıcı niteliğindeydiler. Etlerini veya iç organlarını ayırt etmeksizin otobur avlarını bütünüyle tüketen vahşi köpekler, midelerinde bulunan bitkisel liflerdende dolayısıyla istifade etmekteydiler. Bu tür liflerin biz insanların dahi sindirim sisteminin düzenli çalışması konusunda ne derece önem arz ettiği birçoğumuzca bilinmektedir. Günümüzde ise köpekler yırtıcı niteliğini kaybetmiş olduklarından gıda ihtiyaçlarını insanlar tarafından sağlanan hazır yemeklerle karşılamak zorundalar, ama ne yazık ki çoğunkla bu gıdalar söz konusu liflerden oldukça mahrum olduğundan köpekler bu ihtiyaçlarını gidermek amacıyla “otlama” yöntemine başvurabilmekteler. Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki köpeğimiz “möö”lemediği sürece ot yemesinde endişelenecek bir durum söz konusu olmamaktadır, ama yinede köpeğimizin beslenme konusunda uzman görüş olarak bir veteriner hekimin tavsiyelerine başvurmak faydalı olur, köpeğimizin sağlıklı bir yaşam geçirmesi için bu önemlidir.

NOT: Obur hayvanlar otu biraz fazla kaçırdığı zaman kusma meydana gelebilir, endişelenecek bir durum söz konusu değildir.

 

2)      Köpeğin kendi vücudunun herhangi bir yerinde bulunan yarayı yalaması yaranın iyileşmesine yardımcı olur: YANLIŞ

Aksine yaranın iyileşmesini geciktirmekle kalmayıp mikrobiyel enfeksiyon oluşma riskini arttırarak durumun daha ciddi boyutlar almasına neden olabilir. Böyle durumlarda olası kötü senaryolardan kaçınmak için mutlaka bir veteriner hekime baş vurulmalı ve gereken müdahale uzman tarafından yapılmalıdır. Hayvanın bu davranışının ayrıca “elisavet” tasması giydirilerek engellenebilmesi mümkündür.

 

3)      Köpeğimizi soframızdan artan kemikle ve kedimizi balık kılçığıyla beslemekte bir sorun yoktur: YANLIŞ

Birçoğumuz menüsünde ızgara et bulunan bir sofradan kalktıktan sonra bahçedeki köpeğimizin yalvarış dolu bakan gözleriyle karşılaşınca, arta kalan kemikleri ona vermekten kendimizi alıkoyamamaktayız, bu bir gerçek... Aynı şekilde mutfağında balık kızaran bir evin etrafına toplanan kedilerin adeta bir koro şeklinde miyavlama merasimlerinin ev kadınına verdiği eziyetin boyutu hepimizce malumdur. Bu telkinlere dayanamayıp hayvanımıza verdiğimiz  kemik-kılçığın ne derecede faydalı veya zararlı olabileceği konusunda ne yazık ki bilinçsiziz… Kesin olarak söyleyebiliriz ki söz konusu maddelerin hayvanımıza verebileceği olası zararlar göz ardı edilemeyecek derecede önem arz etmektedir. Tehlikeler başlıca bağırsak sorunları (kabızlık veya kabızlıkla birlikte zaman zaman ishal), diş apseleri, diş etlerinde zedelenmeler, osefagus, mide ve bağırsakta tıkanmalar veya delinmeler, hatta hayvanımızın boğulması olarak sıralanabilir. Bu yüzden köpeğimize kemik yedirme konusunda ısrarcı isek bu kemiklerin mümkün olduğu kadar büyük olmasına ve kırılmaz oval köşelere sahip olmasına özen göstermeliyiz (örneğin dananın ayak kemiği) ama yinede en iyisi hayvanlar için özel olarak tasarlanmış kemik benzeri mamüllerdir. Söz konusu ürünleri hayvan dükkanlarından (PET SHOP) temin edebilmek mümkündür.

 

4)      Yaşı ilerlemiş olan köpek eğitilemez: YANLIŞ

Pekala eğitilebilmesi mümkündür ama zorluk derecesi biraz daha yüksek olabilir. Bunun nedeni ise köpeğin öğrenme kabiliyetini yitirmesi olmayıp yalnızca öğrenme hevesi biraz kırıldığındandır. Eğitim sırasındaki ödüllendirmelerin sıklığı biraz daha arttırılarak bu engeli aşmak mümkün olabilmektedir. Aynı zamanda şunu da belirtmek gerekir ki köpeğimizin eski bir alışkanlığını terk etmesi yeni bir şey öğrenmesine nazaran zorluk derecesi daha yüksek olmaktadır, bu nedenle eğitim sırasında yapılacak olası bir hatanın ileride telafi edilmesi zorlu olabilmektedir.

 

5)      Köpeğin ömründe bir senesi insanın yedi senesine denktir: YANLIŞ

Senelerden beri toplumumuzun dilinde dolanan bu aslı astarı olmayan yöntem birçok kişinin bu konuda yanılgıya uğramasına neden olmuştur, gerçekte işler göründüğü kadar basit olmayıp köpeğimizin insan yaşının hesaplanması belirli etkenlere bağlı olmaktadır. Köpeklerin cinslerine göre cüsse büyüklüklerinde farklılıklar oluşmaktadır ve bu cüsse farklılıklarının akabinde daha birçok değişiklikler meydana gelmektedir. Küçük cüsseli köpekler (chiahua, pekignese, pug, pincsher vs.) yetişkinliğe 12 ayda girerken büyük cüsseli köpekler (rottweiler, german shepher, great dane, sivas kangal vs.) 18 aydan sonra yetişkinlik çağına ermekteler. Aynı zamanda bu iki tür köpeklerin yaşama süresinde de farklılıklar gözlemlenebilir (küçükler 13-15 yaşına kadar yaşarlarken büyükler genelde ortalama sekiz sene yaşarlar). Ama yinede köpeğimizin yaşama sürecinin uzunluğu ayrıca şu etkenlere bağlı olmaktadır:

 

Köpeğin cinsi: Cüssesini, yaşama sürecini ve saf kan cinse bağlı özel hastalıkları belirler, örneğin Doberman pincsher cinsi köpeklerde kalp büyümesine dayalı kalp yetmezliği sıkça rastlanan bir rahatsızlıktır.

Beslenme: Dengeli olduğu takdirde hayvanın yaşama sürecini ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkilemektedir.

Beden faaliyeti: Cinsine göre eğer hayvanın günlük faaliyeti yeterli ise yaşam süreci ve kalitesi olumlu etkilenmektedir.

Yaşama ortamı: Hayvan sağlığını doğrudan etkilemekte, eğer hayvanımız devamlı olarak dışarda yaşıyorsa, ayrıca aşıları ihmal edilmiş olarak diğer hayvanlarla temasta bulunuyorsa sağlığının ne derecede güvende olduğu bilinemez, bu nedenle aşıları kat’i suretle ihmal edilmemeli aynı zamanda veteriner hekimin önerdiği parazit ilaçları titizlikle uygulanmalıdır.

Veteriner kontrolü: Hayvanımızın yaşam sürecini ve kalitesini doğrudan etkileyen en güçlü etken tabikide uzman bir veteriner hekim tarafından uygulanan sağlık kontrolleridir. Böylelikle olası hastalıklara karşı önlem alınmakla kalmayıp çeşitli hastalıklara daha ilk safhalarında gerekli müdahale edilebilmektedir, bu da hayvanımızın çeşitli rahatsızlıkların yıpratıcı semptomlarına marus kalmasını engeller ki hayvanın yaşam kalitesi böylelikle yükselmiş olur. Aynı zamanda doktorumuzun vereceği hayvan yetiştirme konusundaki tavsiyeler elbetteki büyük derece önem arz etmektedir.

 

Köpeğimizin insan yaşını kabaca aşağidaki tabloya dayanarak hesaplayabilmek mümkündür.

           Köpek

             Insan

            3 ay

             3 sene

            6 ay

            10 sene

           12 ay

            20 sene

           2 sene

            24 sene

           3 sene

            28 sene

           4 sene

            32 sene

           5 sene

            36 sene

           6 sene

            40 sene

           7 sene

            44 sene

           8 sene

            48 sene

           9 sene

            52 sene

           ……..

             ……..

           ……..

             ……..

          18 sene

            90 sene

(Bir yaşından sonra her sene için ayrıca dört insan senesi eklenmekte.)

 

 

Mehmet Mehmet Oğlu

Rastgele Makale

Doğmak ve ölmek bizim karar verebileceğimiz olaylar olmadığıiçin onlardan sadece ibret almakla yetiniyoruz. HayatıYaşamaksa bize bağlıolan ve bizim kararımızla yön verdiğimiz bir husustur. İnsan belli bir yaşa geldiğinde en büyük nimet olan aklını kullanarak hareket etmeye başlar, bu süreç içinde önünde birçok değişik ve farklıolaylarla karşılaşır.

Devamını oku...