Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Para biriminin alım gücüne olumlu yansıması sonucu; daha önce görmeye pekte alışık olmadığınız meyve-sebzeyi pazar ve marketlerde görebilirsiniz. Çeşitliliğin ve bolluğun, ithalat ile arttığı bir gerçek var aslında Londra’da.

 

Marketlerde sanki beni al beni al sesleri duyar gibi, alış-veriş sepetinize atlamaya çalışan ürünlere rastlayabilirsiniz. Alış-verişleri daha bir cazip yapmak için “loyalty schemes” veya “loyalty cards” isimleri ile bir çok mağaza, kendine sadık olan müşterilerini ödüllendiriyor. Alış-veriş yaptıkça; bir sonraki alış-verişlerde harcanmak üzere verilen puanlar veya kuponlar bu bağlılık sistemlerine örneklerdendir.

 

Bu bağlılık programları dışında, tüketimi ekonomi açısından olumlu ancak tüketici penceresinden olumsuz etkileyen diğer kampanyalar da mevcut. “Price Cut”,”Price Drop”,  “Buy 1 Get 1 Free”, “Any 3 for 2″ ve “Half Price” renkli etiketleri market raflarını süslemektedir. Bu satış taktiklerine çabucak aldanan tüketici, sözde ucuzlayan ürünlerden ihtiyacı fazlasında almaya başlıyor.Bu tüketici, hem daha fazla ürün alıyor hem de bu ürünleri daha fazla tüketmeye başlıyor. Tabi, bir de bu ürünleri kullanım tarihi içinde tüketememek ve israf olayı var. Bu da işin diğer boyutu.

 

Daha fazla ürünü daha az paraya aldığına ikna olan tüketici, bu ürünleri daha çabuk zamanda tüketip, daha fazla yeni ürün alma telaşına giriyor. Çoğu zaman bu ürünlerin tüketiminin sağlık açısından olumsuzlukarı da göz ardı ediliyor. Sürekli tüketen ancak tükettiklerinin vücutta yakılmasına olumlu bir katkıda bulunmaksızın hareketsizliğe kendini mahkum eden tüketici;sonunda,  “obezite” denilen çağın yeni hastalığına yakalanabiliyor.

 

 

İbrahim Ali (Londra)

Rastgele Makale

Hiç düşündünüz mü? Toplumumuzun ne kadar acı olsa da geri kalmış bir toplum olduğunu... İlerlememizin tek çaresi ise, gençlerin kendini geliştirmesi ve ileri gitmesi olduğunu...

Devamını oku...