Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Çocukluğumu hatırlıyorum da; sanki, ben yokken herşey sürekli olduğu yerinde sayıyormuş gibi bir hisse kapılıyordum. Babam mesela, hep 40 yaşındaymış hiç çocukluk yaşamamış ve hiç yaşlanmayacakmış gibime geliyordu.

Tüm dünyanın benimle birlikte harekete geçtiğini hatta herşeyin benim üzerime kurulu olduğunu, bunu bana belli etmemeye çalışanların ise günü geldiğinde bana sürpriz yapmak istedikleri için benden gerçeği sakladıklarını düşünüyordum.Böylelikle çok önemli biri olduğumu ilan etmiş olacaklardı. Sanırım ailemin ve akrabalarımın bana olan yoğun ilgisinden dolayı böyle düşünmüş olmalıyım. Tabi bunun aslında gerçekte böyle olmadığını annemin bana; büyüdüğümde benim de bir baba olacağımı söylediğinde farkettim. Bu hiç hoşuma gitmemişti, çünkü çok sıradan birşeydi. Oysa ben bir süper kahraman olacağımı düşünüyordum. Ne büyük bir hayal kırıklığı.


Bu durumu çok içerlemiş olmalıyım ki ergenlik dönemime doğru yol alırken, sonradan kazanacağım özel güçlerimin ortaya çıkmasını bekledim hep. Bilirsiniz, örümcek adam gibi; bir örümcek ısıracak sonra mutasyon gerçekleşecek. Ama değişen birşey olmadı. Sadece ergen olmuştum ve çok sinirliydim. Tamam, süper güçleri olan biri olmamıştım ama sıradan biri olmadığım konusunda yanılıyor olamazdım! Bunu ıspatlamalıydım. Dünya benim etrafımda dönmeye devam ediyordu sonuçta, bunu görebiliyordum. Ben en iyisini hak ettiğime inanıyordum, farklıydım ve bunu hissedebiliyordum! Benim ve birkaç arkadaşımın dışında herkes saçmalıyordu bize göre. Büyüklerimizden de kimse birşey bilmiyordu çünkü onların çağı kapanmıştı bir kere ve sıra bizdeydi. Onlar bunu anlayamazdılar. Geri kalan akranlarımızın arasından da doğru olanı biz yapıyorduk. En güzel müziği biz dinliyor, en güzel elbiseleri biz giyiyor ve en güzel hayatı biz yaşıyorduk. Önemliydik, belki bunu herkes göremiyordu ama birgün herkes anlayacaktı.

Derken, ben ve arkadaşlarım Üniversite'yi kazandık. O yıllar iki kez ünlü olma girişiminde bulunmuştuk ama işe yaramamıştı. Artık bunun için pek bir vaktimizin de olduğu söylenemezdi çünkü zaman acımasızca akıp geçiyordu. Tüm evren bize karşı cephe almış ve elinde ki her kozu aleyhimizde oynuyordu sanki. Herşey için çok geçti ve iyiden iyiye başarısızlığımızın nedeni, sistemin ta kendisi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Bu yüzden bunun acısını herkesten çıkarma niyetindeydim. Çok kızmıştım çünkü! Küfrediyordum! Suçluyordum! Kadınları, aileleri, eğitimi, devleti, polisi, aklınıza gelebilecek herkesi... Herşeye karşıydım! Yenilmemeliydim, güçlüydüm! Doğruyu yapıyordum ve hak ettiğim karşılığı alamıyordum!

Birgün uyandığımda fark ettim ki, ben harcanabiliyorum. Ben; kendimi diğer kişilerden farklı gördüğüm için onlar adına önemli biri olduğum yanılgısına saplanmıştım. Çocukluk, ergenlik, cahillik, ne derseniz deyin. Kademe kademe aşılması gereken bir yolculuk bu sanırım. Güzel, tatlı bir rüya. Şimdilerde; etrafımda ki yeni yetmeleri gördükçe aklıma o günlerim geliyor ve tebessüm edemeden yapamıyorum. İşin acı tarafı, 23-24 yaşında olup hala ergence düşünenler var. Ne acı. 30 yaşını aşmış ama bunun farkına varamamış kişilerin durumu ise en vahim olanı sanırım. Herkesin kendi kibirinde kavrulma süresi değişiyor olsa gerek. Birşeyleri ispat peşinde koşmak, zaman kaybıdır. Sorumluluk alıp, yapması gerekeni yapmalı insan.

 

 

Ali Hacı Ahmet

Rastgele Makale

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, dünyada en sık görülen solunum hastalıkları grubudur. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı kronik bronşit ve amfizem olarak ikiye ayrılır. Bu hastalıkların nedenleri arasında en önemli faktör sigara kullanımıdır. Önlenebilir ve ilerlemesi durdurulabilir bir hastalık olduğundan bu hastalıkla ilgili bilgi sahibi olunması ve korunma yöntemlerinin bilinmesi çok önemlidir.

Devamını oku...