Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Demokrasi; ülkenin halk tarafından yönetildiği (gerçekte halkın ülkeyi kendilerinin yönettiğini sandığı) sistemdir. Peki neden demokrasi? Neden demokrasi mutlak doğru olan yönetim şekli olarak gösterilmekte ve ya kabul edilmekte? Halkı yönetmenin en ideal şekli demokrasi olabilir mi?

 

Demokrasi aslında hiç de sanıldığı gibi masum bir yönetim şekli değil. Gerek dördüncü kuvvet olan medyanın (ki genelde bu güç Batı'nın tekelindedir) bilinçaltı mesajlarıyla, gerekse yalan ve çarpıtılmış haberlerle insanları ''kandırıp'' yanlış yönlendirilebileceğinin bilincinde olan Batı dünyası, demokrasi adı altında, her ülkeye kendi talep ve çıkarları doğrultusunda istedikleri ideolojiyi empoze edebilmekte ve istediği gibi yönetebilmektedir.

 

Aslında hiç bir ülkede gerçek anlamıyla demokrasi diye bir yönetim şekli yok. Çünkü gerçek anlamda demokrasi sadece bilinçli insanların bulunduğu ülkelerde uygulanabilir. Ama bir sorunumuz var... "Bilinçli insanlar" kim? Bilinçli insanlar; gelişen olaylara doğru bakış açısıyla bakabilen, tek doğrunun kendi düşüncesi ve kendisi gibi düşünenlerin olmadığını bilen, olayları muhakeme edip yorumlayabilen, adaletin herşeyden üstün olduğunu kabul eden ve kimsenin özgürlüğüne kastetmeyen kişidir. Peki bir ülkenin yüzde kaçı tarif ettiğim "bilinçli insan" sınıfına dahil? Yüzde 5 yada yüzde 6 mı? Hadi bilemedin yüzde 10 olsun. Geriye kalan yüzde 90 ya bir ideolojiyle, ya da bir partinin ve ya bir siyasetçinin sözleriyle hareket ediyor. Bilinçli ve ya bilinçsiz, ekonomik çıkarlar ve makam/iş kaygısı çoğu zaman bunun kendisinin bile farkında olmadan hareket etmesini sağlıyor.

 

Doğru ve ideal olan rejim demokrasi değilse hangisi? Monarşi mi oligarşi mi ve ya başka bir rejim mi? Aslında yönetim şeklinin hangisinin olduğu pek de önemli değil. Asıl önemli olan ve talep edilen, adaletin sağlanmasıdır. Adalet eğer monarşi ile sağlanabiliyorsa ülke rejiminin monarşi olmasının hiç bir sakıncası yoktur. Bilindiği gibi Adolf Hitler demokratik seçimlerle seçilmiş bir liderdi. Ama adil bir yönetici miydi? Hiç sanmıyorum. Eğer demokrasi adil hükümdarlar doğurmuyorsa, ülke adil bir şekilde yönetilmiyor, halk haksızlığa uğradığından şikayet ediyorsa kimse demokrasinin mutlak doğru olduğunu iddia edemez. Son zamanlarda dünyanın bir çok yerinde demokrasinin çark ettiği olaylar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Mesela herkesin hatırlayacağı gibi Fransa Roman vatandaşlarını sınırdışı ediyordu. Amerika, Guantanamo'da tutuklulara akıl almaz işkenceler uygulamaya devam ediyor. Bunlar 3. dünya ülkesi değil. Demokrasi ile yönetilen ülkeler. Ama görüyoruz ki adalet olmazsa yönetim şeklinin bir anlamı kalmıyor. Yine bu ülkeler dillere destan demokrasilerini kendilerinde yeterince uyguladıkları yetmiyormuş gibi Irak, Afganistan gibi ülkelerin rejiminden rahatsız olup, o ülkelere demokrasi ve özgürlük vaatleriyle yıllarca halka akıl almaz işkenceler ve zulümler yaptı.

 

Sizler yine de ülkelerin halk tarafından yönetildiğine inanmak istiyorsanız, bu şekilde sağlanan adaletten memnunsanız ve diğer dünya vatandaşlarının da memnun olduğunu düşünüyorsanız, medyayı takip etmeye davam edin. Çünkü onların göstermek istedikleri--->> "ülkeyi halk yönetiyormuş gibi çek panpa"'dan ibaret...

 

 

İlyas Molla

Rastgele Makale

Batı Trakya'daki sanatın ve sanatçının yeterince ilgi ve alakayı görmediğini düşünerek böyle bir mini resim sergisini bu sayıda sizlerle buluşturmak istedim. Sizleri biraz olsun güncel konulardan, ekonomik krizden ve gündemden uzaklaştırmış isem ne mutlu bana. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletirim.

Devamını oku...