Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Biz insanoğlu çoğu zaman bakma tiryakiliğine yakalanıp 'ne olacak ki…?' düşüncesiyle kendimizi avutup harama bakma günahını işleriz. 'Ne olacak ki...?' görünürde basit olsada koca bir harmanı küçük bir kibrit çöpüyle ateşe verir, bununla birlikte nice hayatları da yok edebilir...

 

Gözümüz içinde aynı şeyi söyleyebiliriz… Bakmaya alışmış olan bir gözü alıkoymak oldukça zordur, artık bakma alışkanlığından çıkmışbakma hastalığına yakalanmıştır.
Bakmak istemediği halde bakmak zorunda kalmak gibi...

Bunun üzerine efendimizin bir sözü aklımıza geliyor "ya ALİ ARDI ARDINA BAKMA! BİRİNCİ BAKIŞ LEHİNEDiR, İKİNCİ BAKIŞ LEHİNE DEĞİLDİR ."


Bazıları 'güzele bakmak sevaptır' sözünü delil gösterir, güzele bakmak sevaptır, elbette yaradılan her şey güzeldir bunlara bakıp tefekkür etmek gerekir. 
Ancak güzeller güzeli bütün güzellikleriyle bu güzellikleri yaratan yoktan var eden Cenab-ı Hakkın benzersiz cemaline bakabilmek. Güzele bakmak sevaptır lakin bakmanın vermiş olduğu zararlarda oldukça çoktur... Kalbin kararması, zihnin bozulması ve insanın bununla beraber utanma duygusunu yitirmiş olması gibi.


Haya on kısımdan oluşur bunun dokuzu kadında biri erkektedir. Hadis-i şeriftede açıkça belirtildiği gibi 'HAYA GÜZELDİR, FAKAT KADINDA DAHA GÜZELDİR!' Hayanın onda dokuzu kadında olduğuna göre bunu frenleyebilecek olanda yine kadının hayasıdır...


Şimdi biraz düşünelim...
Bizler nasıl bedenimizde olan organlarımızı koruyorsak; aynı şekilde de kalp gözümüzüde korumaya çalışmalıyız, böylelikle hem ahlakımızı, hem davranışımızı, hem de edebimizi korumuş oluruz.  
Elbette insan imanı kuvvetine göre Rabbinin emrine uyacaktır...
Gelin hep birlikte kötü alışılagelmiş alışkanlıklarımızı bir kenara bırakalım ve bakma da batma(ma)nın yollarını hep birlikte bulmaya çalışalım...

Selam ve dua ile...

 

 

Şükran K. Ahmet